Genel

İşçinin Alacak Davalarında Miktar Belirtilir mi?

Özellikle koronavirüs salgını nedeniyle çalışanların sosyal haklarında ve ücretlerini almakta çeşitli sorunlar gündeme gelmektedir. Salgın döneminde çalışma yaşamında birtakım düzenlemeler yapılmış olup önceki mevzuatın kapsamı genişletilmiştir. Bu kapsamda çalışanların salgın döneminde de alacaklarını temin edememeleri halinde mahkemeye başvurma imkânları bulunmaktadır.


Çalışanın Alacaklı Olması Durumunda Yapılacaklar

İş yaşamının sık görülen durumlarından birisi çalışanların ücretlerini temin edememeleri, başka bir deyişle alamamalarıdır. Özellikle salgın döneminde pek çok çalışan ekonomik zorluklar ile karşılaşmakta ve ücretlerini temin etme konusunda çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Böylesi bir durum yaşandığında çalışanların atacakları birtakım adımlar bulunmaktadır.

Bu kapsamda eğer çalışılan günlerin ücreti alınamıyorsa, ilk olarak arabulucuya başvuru yapılması gerekmektedir. Arabulucu başvurularında çalışan ve işveren bir araya getirilerek anlaşmazlığa neden olan durumun karara bağlanması beklenmektedir. Arabulucuya başvuru yapmadan önce noterden ihtar gönderilmesi, ihtara uymayan işverenin arabulucuya çağrılması gerekmektedir. Eğer arabulucu ile çalışan ve işveren arasındaki sorun çözülürse, konu kapanacaktır. Ancak bazı durumlarda, çalışanların alacakları herhangi bir belgeye dayanmıyorsa bu durumda arabulucu görüşmeleri sonuç vermeyecektir. Ya da belgeye dayandığı hallerde de işveren ödeme yapmayı reddediyor veya çalışanın talep ettiği ücreti karşılamıyorsa, bu durumda dava açmak gerekmektedir. Çalışanların talepleri doğrultusunda şikayet yolunu tercih etmeden dava açabilmektedirler.

Alacak Ücreti Çalışan Tarafından mı Belirlenir?

İşverenden talep edilen borçların ödenmesi için iş mahkemesine dava açmak gerekmektedir. İş mahkemesine taşınacak davalarda ise dava dilekçesinin talep bölümünde alacak miktarının belirtilip belirtilmeyeceği, zorunluluğunun olup olmadığı merak edilmektedir. Bu durum çalışana bırakılmıştır. Dava dilekçesinde alacak miktarının belirtilmemesi halinde, dava belirsiz alacak davası olacaktır. Alacak tutarı tam olarak belirtildiğinde ise bu dava kısmi dava olarak görülecektir.

İşe İade Davası Nasıl Açılır, Kimler Bu Davayı Açabilir ?

Yargıtay’ın 1156 sayılı kararı çerçevesinde çalışan ve işveren arasındaki iş ilişkisinde belgelendirme yetkisinin çalışanın değiş işverende olduğu, belge düzenleme yetkisi olmayan çalışanın da alacaklarının belirlenmesi için işveren tarafından yasaya uygun düzenleme yapılması gerektiği, bunun yanında çalışanın alacaklarında, örneğin kıdem tazminatı gibi, giydirilmiş tutarın, bazı alacaklı durumlarında ise fazla mesai ya da yıllık ücretli izin gibi çıplak ücretin temel alındığı, bu bakımdan çalışanlardan alacaklarını tam ve kesim olarak belirlemelerinin beklenemeyeceği kararına varılmıştır. Bu bakımdan belirtilen şartlar dikkate alındığında dava konusu alacağının belirli tutarının tespit edilmesinde işverenin sorumlu olduğu karara varılmıştır.

Alacak Tutarından İşveren Sorumlu

Bu bakımdan alacak davalarında çalışanlardan talep ettikleri miktarı ya da değeri kesin olarak belirlemeleri beklenmemektedir. Çalışanlar alacaklarını tam olarak hesaplayamadığı hallerde belirsiz alacak davası açarak, durumun açıklığa kavuşmasını sağlayabilmektedirler.

Adı geçen Yargıtay kararı temel alındığında, çalışanın dava dilekçesinde alacaklı olduğu tutarı isterse belirteceği ancak alacağını hesaplayamadığı hallerde tutar belirtmeden de dava açacağı ifade edilmektedir. Böylece belirsiz dava açıldığında alacaklının hak ettiği tutar mahkeme ve işveren tarafından belirlenecektir.

Özellikle kısa çalışma ödeneği ya da kısmi çalışma gibi uygulamaların görüldüğü salgın döneminde çalışanların almaları gereken ücretleri tam olarak hesaplamaları güç olabilmektedir. Bu yüzden, çalışanların işyerlerinden talep ettikleri ya da almak istedikleri ücretleri hesaplayamadıkları, belirleyemedikleri hallerde belirsiz dava açabilirler. Mahkeme tarafından yapılacak inceleme sonrasında kişinin haklarının doğru olarak tespit edilmesi sağlanacaktır. Konuyla ilgili bir diğer yöntem de mahkemeye başvuru yapmadan, konuyla ilgili bir avukat vasıtasıyla, alacak tutarının hesaplanması da sağlanabilecektir. Avukatın yapacağı hesaplama mahkemenin belirleyeceği tutar olacağı için avukata danışmanlık sonrasında çalışan mahkemeye başvuru yapabilir. Eğer belirli bir tutar yani alacak toplam tutarının belirli bir kısmı talep ediliyorsa, bu durumda da dilekçeye “tutarın şimdilik şu tutarını dava ediyorum” gibi bir ifade düşerek dava açmak da mümkündür.

SGK / SSK İşe Giriş Tarihi Sorgulama ve Öğrenme

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu