Genel

İşveren AGİ Tutarını Kendisi Belirleyebilir mi?

Özel sektör çalışanları için medeni hallerine göre uygulanan asgari geçim indirimi büyük avantajlar sağlıyor. Ancak konuyla ilgili AGİ’nin işveren tarafından düşük ya da yüksek tutulup tutulmayacağı da merak ediliyor.


İşveren AGİ’ye Müdahale Edebilir mi?

Asgari geçim indirimi AGİ esasında devlet tarafından uygulanan bir indirimdir. Başka bir deyişle AGİ işveren tarafından çalışanın maaşından düşülerek devlete ödenmesi gereken tutarın devlet tarafından iadesini içermektedir. Bu bakımdan otomatik olarak işveren tarafından maaşa yansıtılır ve AGİ tutarlarının ne kadar olduğu bellidir. Haliyle AGİ devletin almaktan vazgeçtiği bir tutar olduğu için bu durumlarda işverenin herhangi bir söz söyleme hakkı bulunmamaktadır.

Aynı zamanda işçi memur çalışanların almış oldukları maaş fark etmeksizin AGİ tüm çalışanlar için her yılın Ocak ayındaki geçerli brüt asgari ücret temel alınarak hesaplanmaktadır. Bu bakımdan çalışanların ailevi durumlarına göre, yani çalışanın evli olup olmaması, evli olması halinde eşinin çalışıp çalışmaması, çocuğunun olup olmaması ve çocuklarının yaşlarının ne olduğu gibi konular dahilinde ödenmesi gereken AGİ tutarları belirlenmektedir. AGİ tutarlarının belirlenmesi ve ne kadar ödenmesi gerektiği de ilgili mevzuat kapsamında olduğu için işverenin bu tutarlar üzerinden AGİ uygulaması gerekmektedir.

İşveren AGİ’ye Karışamaz

AGİ’nin belirlenmesi için bu sebeplerden ötürü işverenin kendisi sürece dahil olamamaktadır. Başka bir deyişle söz konusu AGİ tutarlarında herhangi bir indirim, azaltma ya da eksik ödeme mümkün olmamaktadır. Örnek olarak çalışanın eşi çalışmaya başlaması halinde, çocuğunun eğitiminin sona ermesi ya da yaşının dolması, çalışanın 30 günden az çalışması gibi durumlarda AGİ kesilecek ya da azalmaya uğrayacaktır. Ancak bu durumlara işveren değil, ilgili mevzuat karar vermektedir.

AGİ’nin yüksek ödenmesi konusunda ise herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. Mevzuatta belirtilmiş şekilde işveren tarafından yapılan hesaplama sonucunda işveren talep ederse AGİ tutarını daha yüksek ödeyebilir. Fakat işveren, çalışanın maaşından keserek devlete ödenmesi gereken gelir vergisi tutarlarından sadece mevzuat gereği çalışana ödenecek olan AGİ tutarı kadar indirim yapabilmektedir. Kalan tutar ise işçi adına aynı şekilde devlete ödenmesi gerekmektedir. Bu yüzden mevzuata göre AGİ tutarının yüksek ödenmesi için işveren kalan tutarı kendisinin karşılaması gerekmektedir.

Örnek olarak 2020 yılında bekar ve çocuksuz olan bir çalışan için aylık 220 TL AGİ yapılmaktadır. Bu yüzden işveren çalışanın dahil olduğu gelir vergisi dilimini temel alarak maaşından kesilmesi gerekmekte olan gelir vergisi tutarını belirlemek için 220 TL’yi düşüp kalan tutar üzerinden hesaplama yapması gerekecektir. Buna yönelik gelir vergisi tutarı 500 TL çıkması halinde işverenin 500 TL’den 220 TL’yi çıkarması ve kalacak tutarı da kendi cebinden devlete vergi ödemesi olarak ödemesi gerekmektedir.

İşveren AGİ’yi Yüksek Tutmaz

Ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarı her yıl belirlendiği için bu tutarın üzerinde olan ödemeler için devlet tarafından iade yapılmamaktadır. Başka bir deyişle yüksek AGİ sağlayacak işverenler örnek olarak en düşük AGİ tutarı olan 220 TL’yi çıkardıktan sonra kalan AGİ’yi kendi ceplerinden ödemek durumundadır. Bu durum ise işverenin gelir kaybına uğramasına neden olacağı için kağıt üzerinde AGİ tutarlarının yüksek gösterilmesi mümkün olsa da pratikte işverenler AGİ’yi yüksek tutmamaktadır. Bunun yerine maaş oranını arttırmak işveren ve işçi için de çok daha kullanışlı bir yöntem olmaktadır.

Konuyla ilgili son olarak çalışanın kendi isteğiyle AGİ tutarlarının yansıtılmaması da mümkün değildir. AGİ tutarlarının istenmemesi halinde maaş asgari ücret altına düşebileceği için işçinin AGİ tutarını geri çevirme hakkı bulunmamaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu